Magnus Carlsen Unvanını Korudu

Londra’da 9 Kasım’dan beri devam eden Carlsen – Caruana Dünya Şampiyonluğu Unvan Maçı bugün oynanan eşitlik bozma partileriyle sona erdi. 12. partide üstün bir konumda berabere teklif etmesi çok eleştirilen şampiyon, dört partilik hızlı satranç maçını 3-0 kazanarak bir anlamda bu eleştirileri de susturmuş oldu. Belki en iyi form seviyesinde olmasa da -ki aslında bugün de çok yüksek bir oyun düzeyi gösterdiği söylenemez- Carlsen’in kendi deyimiyle en tehlikeli rakibine karşı unvanını korumayı başarması takdire şayan!

Caruana içinse bugün ilk oyunda siyah taşlarla kayıp bir konumdan piyon eksik fakat berabere bir kale finaline ulaşmayı başarıp da daha sonra 37…Şxe4?? ile Carlsen’in 38. Ke7+! hamlesini gözden kaçırarak kaybetmesi hem oldukça moral bozucu oldu hem de diğer partilerde kazanmak zorunda olması nedeniyle karar verme mekanizmasını da olumsuz yönde etkiledi. Nitekim ikinci partide beyaz taşlarla açılıştan iyi çıkmasına karşın adayın, yavaş bir oyun oynamaktansa aceleci davranarak daha keskin ve riskli bir devam yolunu seçmesi maçtaki skorla alakalı bir tercihti. Açıkçası bu oyunda Carlsen rakibinin kendi konumunu bozmasına izin vermekten başka bir şey yapmadan oldukça rahat bir galibiyet elde etti ve skoru 2-0’a getirerek pratik anlamda rakibinin tüm umutlarını söndürmüş oldu. Üçüncü oyunda mutlaka kazanmak zorunda olan Caruana’ya karşı beyaz taşlarla oldukça temkinli oynayan Carlsen, oyunu ustaca beraberliğe götürdü ancak elbette rakibinin buna razı olmamak için en iyi şekilde oynamaması nedeniyle bu partiyi de kazanarak diğer spor dallarından aşina olduğumuz bir tabirle rakibini hızlı satrançta adeta süpürmüş oldu.

2016’da Karyakin’den sonra 2018’de de Caruana’yı eşitlik bozmada yenen Carlsen öyle görünüyor ki şampiyon kaldığı müddetçe yakın zamana kadar satranç tarihinde geçerli olmuş “Beraberlikte unvan şampiyonda kalır.” ilkesi de facto geçerli olmaya devam edecek. Hatta bu kuralın artık uygulanmamasının rakiplerine boş bir umut verdiği ve klasik zaman kontrolündeki partilerde daha az kazancı zorlamalarına yol açtığı için Carlsen’in işine geldiği bile söylenebilir! İşin esprisi bir yana, en az 2020’ye kadar şampiyon kalacak Magnus Carlsen’i -eğer motivasyonunu korursa- yenebilecek biri henüz ortada görünmüyor.

İlk kez tüm oyunların berabere sonuçlandığı bir maç olarak tarihe geçen Londra 2018 için kuşkusuz satranç tarihinin en eğlenceli veya ilginç unvan maçlarından biri denilemese de en üst düzey oyun seviyesinin görüldüğü maçlardan biri olduğu kesinlikle söylenebilir. Bakalım önümüzdeki iki sene satranç elitinde ne gibi değişikliklere sahne olacak ve Norveçli yıldızın karşısına kim aday olarak çıkmayı başaracak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir