O kesin Matematikçi

“ Balonla seyahat etmekte olan bir grup yolunu kaybeder ve biraz alçalarak aşağıdaki bir kişiye yaklaşırlar. İçlerinden biri aşağıya bağırır:

– Heyyy!.. Şu anda nerdeyiz?..

Aşağıdaki kişi onlara şöyle bir bakar ve biraz düşünüp dalgın dalgın cevap verir:

– Bir balonun içinde ve oldukça alçaktasınız…

Balondaki adam doğrulur ve arkadaşlarına :

– Biliyor musunuz bu adam kesin matematikçi, der.

Bunun üzerine balondaki diğer şahıslar bunu nerden anladığını sorduklarında şöyle yanıtlar :

– Birincisi, çok düşündü, ikincisi, söylediği şey kesin olarak doğru… Üçüncüsü, bir işe yaramıyor.”

Matematik, gerçekten işe yaramaz mı !!!

Sayıların gereksiz toplama ve çıkarmasından mı oluşuyor. Çevremizdeki kişilere matematiği neden sevmediklerini sorduğumuzda birçok cevapla karşılaşırız. Bunlardan en yaygınları matematiği gündelik hayatta kullanmadıkları, matematiğin çok fazla ezberlenilecek kuralları, formülleri olduğu ve matematik yapamamanın onları aptal hissettirdiği gibi cevaplardır.

Peki matematik neden sevilmez?

Bunun en önemli sebebi EZBERDİR. Öğrendiklerini hangi alanda kullanacağını bilmeden nedensiz öğrenilen bilgiler tabi ki işe yaramaz gelir. Türev almasını, integral almasını biliyorsunuz; ama ASANSÖR’ÜN günlük yaşamımıza kazandırılmasını Türev ve İntegral’e borçlu olduğunuzu bilmiyorsunuz. Türev nesnelerin birbirlerine bağlı değişimini inceler. Bunu bilmeksizin türev kurallarını bilmenin size hiçbir faydası YOKTUR.

Platon “matematik bilmeyen buraya girmesin.” yazısını kendi akademisinin kapısına asmıştı. Matematik bilmek!… Bu kadar da önemli mi? Bunun aksine yanıt vermek kargaları bile güldürür. Meteorolojiden fındık üretiminde verim arttırımına, golften resim sanatına, hayatın hemen her alanında matematik vardır ve olmak da zorundadır.

Bir futbol antrenörü takım analizlerini yapmadan belli istatistikleri incelemeden saha içindeki görev dağılımına karar veremez. Stratejisini oluştururken de iyi bir satranççı kadar titiz düşünerek kombinasyonlar düşünür. İyi bir futbolcu da sahadaki pozisyonları okurken belli kombinasyonları, belli mesafe ve açı analizlerini matematiksel düşünerek yapar. Stratejisini de bu çerçevede belirler.

Atatürk’ün çok sayıda geometri ve matematik terimini dilimize kazandırdığını biliyor muydunuz? Matematiği iyi düzeyde bildiğini tespit ettiğimiz Ata’mızın başarılarında (öyle ki saymakla bitmez!…) bunun etkisi inkar edilebilir mi?

Analitik ve kombinasyonlara dayanmayan bir küçük adım bile başımıza olmadık işler açabilir. O nedenle matematikten anlamıyorum masalından vazgeçmeliyiz. Üst düzeyde olmasa da yeterli düzeyde bilmek bizi herhangi bir soruna karşı 5 – 0 ‘lık bir avantajla mücadeleye başlatır. Bu da sözün bittiği yer olsa gerek!

Peki matematiği nasıl sevdirmeliyiz. Bunun yolu çok basit. NASIL MI???

Tabi ki çocuklara SATRANÇ öğreterek. Satranç temelde, problem çözmemizi sağlayan bir oyundur. Matematik de bir problem çözme yöntemidir. İyi bir problem çözücü olmamız matematikte de iyi olduğumuz anlamı taşır.

Satranç ve diğer tüm oyunların bir disiplini vardır. Satrançta hareketler ezberlenmez. Milyonlarca satranç partisinin hamleleri aynı değildir. İster matematik olsun ister satranç ezberi affetmez. Öyle, ki, ezberlenmiş bir satranç oyunu ya da çözümü ezberlenmiş bir matematik problemi hiçbir zaman başarı getirmez. Aksine yaratıcılığı ve zekanın işlekliğini azaltır.

Dünyanın birçok yerinde yapılan araştırmalar, satranç oynayan öğrencilerin problem çözme becerilerinde, ortaya çıkan sıkıntının satranç oynamayanlara göre daha az olduğunu göstermiştir. Belki de matematik öğretmenimiz, bize matematikle tanışmamızı bir oyun gibi sunsa, matematikten korkmasak, daha çok sevmez miyiz?

Mutlu bir çift olan MATEMATİK ve SATRANÇ ile yıldızı barışmayan insanların hayatları çözülmemiş problemlerle dolu olacaktır. Çocuklarımızın matematiği sevmesi için SATRANC’a bir şans vermek akıllıca olacaktır.

E mail : nilufercinar@gmail.com

NİLÜFER ÇINAR ÇORLULU

Matematik öğretmeni

Kadın Uluslararası Satranç Ustası

02.04.2009

ANKARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir